Türkiye’nin Ödemeler Dengesindeki Hiç Bitmeyen “Net Hata ve Noksan” Sorunu: Ek Gözlemler

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türkiye için hazırlayıp yayınladığı ödemeler dengesindeki “net hata ve noksan” (NHN, net errors and omissions) kalemi ne zaman aşırı yüksek pozitif (veya negatif) aylık değerlere ulaşsa, kamuoynuda büyük bir şüphe ve tartışma başlıyor. Daha önceki hararetli tartışmalardan birinde bu blogda, “Türkiye’deki Güncel ‘Net Hata ve Noksan’ Tartışmaları Ortamında Yüksek Cari Açıkların Unutulmaması Gereken Önemi, 1950-2013” başlığıyla bir değerlendirmemi yayınlamış ve ayrıca, konuyla ilgili bazı okuma önerilerimi “Türkiye’deki ‘Net Hata ve Noksan’ Tartışmaları: Yeni Şişede Eski Şarap?” başlığı altında derlemiştim. Bugünlerde yine öyle hararetli bir tartışma döneminde bulunuyoruz. Çünkü, geçtiğimiz günlerde Şubat 2015 için açıklanan NHN tutarı son 17 yılın en yüksek değerine (4.3 milyar Dolar) ulaştı. Dolayısıyla, bu konu, ekonomi medyasında çeşitli haber ve değerlendirmelerle geniş bir biçimde ele alındı ve Meclis gündemine de taşındı. Vaktiniz olduğunda, güncel tartışma hakkında fikir sahibi olmak için, özellikle şu bağlantılardaki haber ve görüşleri okumanızı öneririm:

Ancak, burada, konunun doğru anlaşılması ve doğru yönde tartışılabilmesi için, birkaç ek hususu burada (olabildiğince tekrara kaçmadan) özetlemekte fayda olduğunu düşünüyorum:

(1) Ödemeler dengesindeki net hata ve noksanın sebebi, mutlaka illegal/yasadışı bir işlemmiş gibi algılanmamalıdır.

Ödemeler dengesi; bir ülke sakinlerinin yabancı ülke sakinleriyle belirli bir dönemde (bir yıl, üç ay veya bir ay gibi) yaptığı “bütün” mal, hizmet ve faktör alış-verişlerinin parasal tutarlarının sistematik olarak kaydedildiği bir tablodur. Bir ödemeler dengesi; ilgili uluslararası işlemin konusu veya türüne göre (cari hesap, sermaye-finans hesabı ve resmî rezerv hesabı gibi) belirli alt hesap gruplarından oluşur. Her uluslararası alış-veriş ödemeler dengesine bir “giriş” bir de “çıkış” olmak üzere iki kez, yani “çift-kayıtlı muhasebe sistemi”ne göre, kaydedildiği için, alt hesap grupları itibariyle dengesizlikler (fazla veya açık) olsa bile, bir bütün olarak her ödemeler dengesinin “denk” (yani net alt hesap değerlerinin toplamının “sıfır”) olması gerekir. Ancak, gerçek hayatta, uluslararası işlemlerin ve ödemelerin (a) gerçekleşme dönemlerindeki kaymalar, (b) muhtemel muhasebeleştirme veya istatistikî beyan/kayıt hataları veya (c) kayıt dışında olan ve kaynağı belirsiz tutarların resmî finans sistemine dahil olması gibi çeşitli sebeplerle bu denklik sağlanamayabilir. İşte bu nedenle, ödemeler dengesindeki denkliği sağlamak için, bir “istatistiki farklar hesabı”na (net hata ve noksan) ihtiyaç duyulur ve bu hesaptaki tutarlar, ille de “yasadışı” bir işlemden kaynaklanıyor olmak zorunda değildir.

(2) İlan edilen net hata ve noksan tutarı, zaman içinde revize edilen türde bir ekonomik büyüklüktür.

Döviz kuru veya faiz haddi gibi bazı makroekonomik büyüklükler, geçerli oldukları an veya dönem için kaydedilir ve sonradan revize edilmesi gerekmez. Oysa, gayrisafi yurtiçi hasıla veya ödemeler dengesi hesapları gibi (ayrıntılı hesaplama gerektiren) bazı büyüklükler, ilan edildikleri anın üzerinden belirli bir süre geçip bütün ilgili hesap ve tahmin işlemleri tamamlandıktan sonra revize edilip yeniden yayınlanan büyüklüklerdir. Bu nedenle, NHN kaleminin ilk ilan edilen değerinin özellikle beklenenden çok daha yüksek veya düşük çıkması durumunda, mutlaka revize edilip kesinleştirilmiş değerinin ne olduğunu da görmek için biraz sabırlı olmak gerekir.

(3) Net hata ve noksan kalemi, hemen her ülkede zaman zaman çok yüksek pozitif veya negatif değerlere ulaşmaktadır.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayınladığı uluslararası ödemeler dengesi verileri itibariyle 2005-2013 yıllarında 190 kadar ülkede kaydedilen en yüksek (maksimum) ve en düşük (minimum) yıllık NHN hesabı tutarlarını ve Türkiye’nin bu dönemdeki NHN değerlerini (milyar ABD Doları) aşağıdaki Şekil 1’de görmektesiniz:

Şekil 1:Sekil-1

Şekil 1’deki maksimum ve minimum yıllık nominal NHN değerleri genelde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Almanya gibi yüksek düzeyde uluslararası mal, hizmet ve üretim faktörü alış-verişi yapabilen ülke ekonomileri tarafından belirlenmektedir. Bu durum ve Türkiye’nin NHN tutarlarının bu yüksek değerler karşısındaki karşılaştırmalı durumu 2005-2013 için şu ikinci şekilde daha açık seçik biçimde görülmektedir:

Şekil 2:

Sekil-2

Buna göre, Türkiye’deki NHN tartışmalarında; dünyanın diğer ülkelerinde de, özellikle gelişmiş ülkelerde bizdekilerden çok daha yüksek “mutlak” meblağlarda NHN dengeleri kaydedildiği dikkatten kaçırılmaması gerektiği ortadadır.

(4) Net hata ve noksan kaleminin gelişimi, tartışmalarda, mutlaka “nispi” bir büyüklük olarak (da) dikkate alınmalıdır. Sadece nominal seyire ve sıçramalara bakmak yanıltıcı olabilir.

ABD Doları cinsinden yayınlanan NHN büyüklükleri incelenirken, (a) bu tutarların nominal olduğu (yani zaman içindeki enflasyon etkisini de içinde barındırdığı) ve (b) ülkelerin mal, hizmet ve faktör alış-verişi hacimlerinin (yeterince uzun bir zaman dilimi göz önüne alındığında) çeşitli sebeplerle artmakta olabileceği kesinlikle unutulmamalıdır. Örneğin, diyelim ki Türkiye’nin Ocak 1989’daki aylık toplam ticaret (ihracat ve ithalat) hacmi 1.8 milyar Dolar iken, Ocak 2015’te 29 milyar Dolar’a ulaşmıştır. Dolayısıyla, mal ihracat ve ithalatından kaynaklanabilecek bir “istatistikî fark”ın bugün geçmiştekinden çok daha yüksek olabileceğini doğal kabul edip, zamanlar arası karşılaştırmalarda yukarıdaki Şekil (1 ve) 2’deki verileri mutlaka ayrıca bir de nispileştirerek incelemek gerekir. İktisatçılar bu gibi durumlarda çoğu kez NHN tutarlarını bir de aynı dönemdeki toplam dış ticaret hacmi, cari hesap dengesi (CHD) veya gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) gibi bir başka ulusal büyüklüğe oranlayarak incelerler. Türkiye ve diğer seçilmiş ülkeler için NHN / CHD oranlarını (%) aşağıda Şekl 3’te, NHN / GSYH oranlarını (%) ise Şekil 4’te görmektesiniz:

Şekil 3:

Sekil-3

Şekil 4:

Sekil-4

(5) Ekonomi yönetiminde ve ulusal istatistiklerde şeffaflık ve ikna edicilik yararlıdır!

Yukarıdaki kısa hatırlatma, hesaplama ve değerlendirmeler ışığında ne gibi genel sonuçlara ulaşıyoruz? Görünen o ki, gerek nominal mutlak değerleri, gerekse nispi seyri itibariyle NHN “sorunu” sadece Türkiye’ye özgü değildir ve üstelik Türkiye’nin ödemeler dengesindeki NHN tutarları her iki bakımdan da dünyanın diğer ülkelerindekinden daha ciddi ve sistematik bir soruna (belki 2005-2013 dönemi bağlamında 2011 yılındaki büyük sıçrama hariç) işaret etmemektedir. Fakat yine de, bütün bu hususları da akılda tutarak, Türkiye’de NHN değerlerinde zaman zaman gözlemlenen çok büyük sıçramaların boyutları, etkileri ve muhtemel sebeplerinin bilimsel olarak analiz edilmesi yararlı olacaktır. Bu yazının girişinde de belirttiğim gibi, bu yöndeki daha farklı ve biraz daha ayrıntılı bir analizimi “Türkiye’deki Güncel ‘Net Hata ve Noksan’ Tartışmaları Ortamında Yüksek Cari Açıkların Unutulmaması Gereken Önemi, 1950-2013” başlığı altında bu günlükte ilgili okuyucuların dikkatine sunmuştum. Okunmasını tavsiye ettiğim ilgili diğer bazı analizlere ise “buraya” tıklayarak erişilebiliyor.

Ancak, belirtmek gerekir ki, akademik iktisatçı ve/veya ekonomi köşe yazarlarının dile getirebileceği bütün tahmin, yapabileceği bütün karmaşık analiz ve ulaşabileceği bütün bilimsel sonuçlar ne derece ilginç ve doğru gibi gözükürse gözüksün, Türkiye’deki NHN tartışmalarını sonlandırmaya tek başına asla yeterli ol(a)mayacaktır. Çünkü makul kabul edilebilecek ölçülerin ötesindeki NHN sıçramaları kamuoyunda ister istemez hep illegal bir aktivitienin varlığının göstergesi gibi algılanmaktadır ve bu nedenle, bu konuda asıl aktif olması gerekenler; ilgili dönemin siyasi otoritesi (hükümet) ve ödemeler dengesi verilerini derleyip yayınlayan resmî birimdir (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü). Zira derlenip yayınlanan NHN istatistiklerinin boyutları ve muhtemel (resmî ve gayri-resmî) kaynaklarıyla ilgili en ayrıntılı ve güvenilir bilgiler TCMB’nin elindedir.

NHN’de her aşırı sıçrama gerçekleştiğinde mümkün olan en kısa sürede TCMB’den kamuoyunda yeni kafa karışıklıklarına meydan bırakmayacak ayrıntı, ciddiyet ve ikna edicilikte bir resmî açıklama gelmedikçe, Türkiye’deki NHN dalgalanmaları, (her ne kadar ilk bakışta küresel ölçektekine kıyasla ciddi bir sorun gibi gözükmese de,) NHN’nin muhtemel yasadışı sebepleriyle ilgili tahmin ve spekülasyonlar bugüne dek olduğu gibi gelecekte de her büyük sıçramada siyasi ve ekonomik gündemi işgal etmeye devam edecektir. Oysa ekonomi yönetiminde ve ulusal istatistiklerde şeffaflık ve ikna edicilik ekonomik (ve siyasi) istikrar ve başarı için elzemdir.

 

İlk Yayınlanma Tarihi: 2015.04.14, 15:34 (Paris)
Son Güncellenme: 2015.04.14, 15:34 (Paris)
Twitter: akibritcioglu

Print Friendly

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *