Öğrencilere “iktisat”ı sevdirerek ve iyi öğretebilmek için, önce “o”nu ve öğrencileri sevmek gerekiyor.

Bu günlük notunun konusunu, birbiriyle bağlantılı bir dizi teşekkür borcu oluşturuyor.

Akademik etkinliklerimle (özellikle derslerimle) ilgili olarak interneti (web & email) 1996 sonbaharında kullanmaya başlamıştım. Web sayfası hazırlamak için gereken basit temel bilgileri sevgili arkadaşım ve meslekdaşım Faruk Selçuk‘tan almıştım o günlerde. 1997 yılı bahar yarıyılından itibaren internetten daha kararlı, düzenli ve sistematik yararlanmaya başladım derslerimde. Hemen her yıl başka bir internet yeniliğini ekledim ders uygulamlarıma. Bu yaklaşımla karşılaşan öğrencilerim ilk başlarda hep biraz yadırgadı internetin derslerde bu denli yoğun kullanılmasını; ama sonraları, yeni öğrenciler, daha hızlı uyum sağlar oldular bu uygulamalara. Son yıllarda, eski öğrencim ve genç meslekdaşım sevgili N. Emrah Aydınonat‘ın teşvik edici, yol gösterici önerilerinden yararlanıyorum derslerimin hazırlanmasında interneti kullanırken. Her ikisine de müteşekkirim değerli yardım ve önerileri için. Elbette, genel akademik formasyonumun oluşumunda büyük katkıları olan değerli hocalarımın ve özellikle de akademik tez danışmanlarımın (Prof. Dr. Yahya S. Tezel & Prof. Dr. Horst Herberg) benim üzerimdeki yadsınamayacak haklarını da unutuyor değilim bunları yazarken.

Derslerimin tasarlanış ve uygulanışıyla ilgili bu uzun soluklu ve yoğun çabalar, farklı ve öncü uygulamalar ve yarattığım olası “dışsallıklar” vesilesiyle medyada sıkça söz edilir oldu derslerimden son haftalarda. İşte sözünü edeceğim diğer teşekkür borçları, bu vesileyle doğdu kaçınılmaz olarak:

(1) “Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olacak üniversite öğrencileri ile bugünün söz sahiplerini buluşturan, her yıl farklı bir konuyla öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmayı amaçlayan, Türkiye’nin en kapsamlı öğrenci organizasyonlarından biri” olan Genç Akademi‘nin Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Taylan Ersan geçen ay bana bir email gönderip, yaptıkları kapsamlı bir anketin sonucundan haberdar etti beni ve tebrik etti.

Söz konusu ankete göre, Ankara Üniversitesi SBF İktisat Bölümü öğrencileri, kendilerine yöneltilen “En iyi hocalarınız kimlerdir?” sorusuna benim, Yar. Doç. Dr. N. Emrah Aydınonat‘ın ve Prof. Dr. Erdal M. Ünsal‘ın adlarımızı kullanarak yanıt vermişler. Konuyla ilgili bir haber birkaç hafta önce haftalık Newsweek Dergisi‘nde de (19.7.2009) yayınlandı [PDF].

Bir öğretim üyesi olarak, harcanan (sıra dışı!) çabaların (er geç) takdir edildiğini görmek, duymak, okumak veya en azından hissetmek gerçekten sevindirici. Ankete katılan bütün öğrencilerime içtenlikle teşekkür ediyorum.

(2) İkinci teşekkürü ise, Radikal Gazetesi köşe yazarlarından Sayın Uğur Gürses‘e borçluyum. 27.7.2009 tarihinde yayınlanan “Ekonomi neden sıkıcıdır?” başlıklı yazısında [PDF], Gürses, iyi ekonomi eğitiminin nasıl verildiğine örnek olarak benim verdiğim bir dersiin adını anmış. Uzun zamandır yakından izlediği ve haberdar olduğu için, derslerimde kullandığım modern yöntem, yaklaşım ve araçları yazısında geniş biçimde özetlemiş. Kullandığı örneğin benim verdiğim bir dersim olması bir yana, Gürses’in o yazısının bütün iktisat öğrencileri tarafından okunmasını (genel bağlamı itibariyle) kesinlikle tavsiye ediyorum.

(3) Referans Gazetesi‘nden Sayın Özgül Öztürk ise 5.8.2009 tarihli yazısında, benim derslerimde kullandığım yöntem, yaklaşım ve araçları iki gün önceden benimle görüşerek bugün haberleştirdi: “Web ile İktisat Dersi Artık Sıkıcı Değil” [PDF]. Ona da ilgisi ve röportaj isteği için teşekkür ederim.

Üniversitelerin sadece “kaliteli ve çok araştırma yapılan” yerler olmasının amaçlanmasının kesinlikle yeterli olmayacağının (artık) iyi anlaşılması açısından, benim eğitim-öğretim çabalarımın örnek olarak kullanılmasına sevindim, seviniyorum. Çünkü en az “araştırmacılık” kadar, onunla daima karşılıklı ve olumlu etkileşim halinde olmak zorunda olan “kaliteli, etkili, dinamik ve modern eğitim-öğretim etkinlikleri”nin de üniversitelerin topluma sunduğu hizmetlerin asla ihmal edilmemesi gereken çok önemli bir bileşenini oluşturduğunu düşünüyorum. Aslında, bu düşüncemi, 1997’den bu yana internetteki ders sayfamın ve bu “blog”umun başında alıntı olarak kullandığım Karl Jaspers‘in sözleri çok daha güzel özetliyor. Sanırım o sözleri, en iyi, geçmişte benden ders almış olan öğrencilerim anımsarlar. 🙂

İşimi, iktisadı ve öğrencilerimi sevmeye devam edeceğim.

Print Friendly

One thought on “Öğrencilere “iktisat”ı sevdirerek ve iyi öğretebilmek için, önce “o”nu ve öğrencileri sevmek gerekiyor.

  1. esas teşekkür bizden hocam 🙂 bizi sevdiğiniz, bize değer verdiğiniz, zamanınınızdan zaman yaratarak yolumuzu, bizi aydınlattığınız için 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *