Sâdık Hidâyet, Kör Baykuş adlı ünlü romanınında (Farsça’dan çeviren: Behçet Necatigil, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 5. baskı, s. 39) şöyle yazmış 1936′da:
“Ben hep, dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur, Butimar* gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürdüm.”
* Butimar bir kuştur, deniz kıyısına çöker, denizin bir gün kuruyacağını düşünür, bu tasa yüzünden de su içmez hiç.
“Butimar“, Franz Kafka‘nın Temmuz 1913′te günlüğüne yazdığı şu sözünü anımsattı bana:
“Gespräche nehmen allem, was ich denke, die Wichtigkeit, den Ernst, die Wahrheit.”
Hüzünlü ve sessiz bir incelik ve derin bir duyarlılık var “Butimar”da. Saflık veya budalalık değil, sonu ölüme varan büyük bir “özveri”! Kafka’nın düşüncesine (endişesine?) ise, 1985′te olduğu gibi bugün de katılıyorum…













