“Butimar” ve Kafka’nın “Konuşmalar”ı

Sâdık Hidâyet, Kör Baykuş adlı ünlü romanınında (Farsça’dan çeviren: Behçet Necatigil, Yapı Kredi Yayınları, 2009, 5. baskı, s. 39) şöyle yazmış 1936’da:

“Ben hep, dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur, Butimar* gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürdüm.”

* Butimar bir kuştur, deniz kıyısına çöker, denizin bir gün kuruyacağını düşünür, bu tasa yüzünden de su içmez hiç.

Butimar“, Franz Kafka‘nın Temmuz 1913’te günlüğüne yazdığı şu sözünü anımsattı bana:

“Gespräche nehmen allem, was ich denke, die Wichtigkeit, den Ernst, die Wahrheit.”

Hüzünlü ve sessiz bir incelik ve derin bir duyarlılık var “Butimar”da. Saflık veya budalalık değil, sonu ölüme varan büyük bir “özveri”! Kafka’nın düşüncesine (endişesine?) ise, 1985’te olduğu gibi bugün de katılıyorum…

“Yeis” veya bir derin umutsuzluk/ümitsizlik hali…

“Akademik etkinlikten, çalışkanlıktan, üretkenlikten, etkiden, kaliteden ve yaratıcılıktan çok ideoloji, tarikat/cemaat/mezhep, siyaset, eş-dost-akraba-tanıdıklık ve/veya etnisite bağlantılarına göre işleyen hantal ve ilkel bir üniversite sistemi! Dolayısıyla; çoktan çökmüş veya iflas etmiş, aslında! Bir nevi tembeller, yeteneksizler, kalitesizler, çapsızlar ve türlü çeşitli çeteler cenneti. Çıkışı olmayan hem de…”

Bu ruh hali bana, yıllar önce bir edebiyat öğretmenimizin yaptığı “yeis” tanımını çağrıştırdı: “umutsuzluktan doğan karamsarlık”!

“Orfeon Oda Korosu” koristler arıyor…

Ankara’da yerleşik koristlerden oluşan ve 1994 yılından bu yana yurtiçi ve yurtdışında sayısız konserler verip ulusal ve uluslararası koro festivallerinde büyük başarıların altına imza atan Orfeon Oda Korosu yeni koristler arıyor:

“Orfeon Oda Korosu’nun bir üyesi olmayı isteyen,

  • Koro müziği yapabilecek düzeyde ses, deşifre ve solfej bilgisine sahip,
  • Koronun yoğun çalışma ve etkinlik programına ayak uydurabilecek,
  • Yurtiçi ve yurtdışı aktiviteler için seyahat engeli olmayan,
  • Ankara’da ikamet eden,
  • 18-35 yaş arasındaki kişileri

Orfeon Oda Korosu seçmelerine bekliyoruz.

 Seçmelere katılmak için,

  • Web sitemizdeki başvuru formunu doldurun,
  • Müzikalitenizi, sesinizin rengini ve kapasitesini gösterebileceğiniz bir eser (tür sınırlaması yoktur) hazırlayın,
  • Başvuru formunuzu orfeontr@yahoo.com adresine e-posta ile göndererek seçme yeri ve saati için randevu alın.

Yukarıdaki koşulları tam sağlayamadığı halde istekli ve ümit veren adaylar için de Orfeon’un kapıları açık. Bu adaylar, ihtiyaç duydukları şan ya da solfej eğitimine yönledirilecektir.”


www.orfeontr.com

Her İktisat Öğrencisinin İzlemesi Gereken Sinema Filmleri Listesi

Zaman zaman derslerde öğrencilerime bazı sinema filmlerini izleyip izlemediklerini sorar veya bazı filmleri mutlaka izlemelerini tavsiye ederim. İleride gerektikçe güncelleştirmek üzere, birkaç tanesiyle bu listeyi oluşturmaya başlıyorum.

Listede, sadece birkaç dakikalık bölümünde ekonomi/iktisat ile ilgili önemli/ilginç bir olayın/konuşmanın yer aldığı filmlere değil, toplam süresinin çok büyük bir bölümünde iktisat  öğrencileri için ilginç/yararlı sayılabilecek bir anlatımın/diyalogların yer aldığı filmlere yer veriyorum.

Aşağıdaki filmlerin sırası verdiğim önemi göstermiyor. Varsa, başka film önerilerinizi sayfanın sonundaki yorum bölümüne (ilgili filmin internet bağlantısıyla birlikte) ekleyebilirsiniz.

***

The Bank / Banka: Kelebek Etkisi (2001, Avustralya)

Bu filmi izlemeden önce (veya izledikten sonraki günlerde) sırasıyla şu iki kitabı okumuş olmak çok yararlı olabilir: (1) Taleb, N. N. (2008): Siyah Kuğu: Olasılıksız Görünenin Etkisi. İstanbul: Varlık Yayınları [İngilizcesi].* (2) Mandelbrot, B. B. ve R. L. Hudson (2006): Finans Piyasalarında (Saklı) Düzen – Risk, Çöküş ve Kazanca Fraktal Yaklaşımlar. İstanbul: Güncel Yayıncılık [İngilizcesi]. Paul Solman’ın Taleb ve Mandelbrot ile yaptığı bir röportaj için ise buraya tıklayabilirsiniz.

The Bank

***

A Beautiful Mind / Akıl Oyunları (2001, ABD)

İktisadın gelişimine, özellikle oyun teorisi (game theory) literatürüne yaptığı katkılar aracılığıyla büyük etkisi olan ABD’li matematikçi-iktisatçı John F. Nash‘in yaşamıyla ilgili bir film. Nash 1994’te Nobel İktisat Ödülünü almıştı.

A Beautiful Mind

***

Far and Away / Uzak Ufuklar (1992, ABD)

Bu filmi, iktisadi büyüme ve kalkınma dersi alan veya almak üzere olan iktisat öğrencilerinin izlemiş olması bence yararlı…

Far and Away

***

Propaganda (1999, Türkiye)

Uluslararası iktisat dersi almakta olan öğrencilere, dış ticaret politikası araçlarının kullanımı ve etkililiğini daha iyi anlamaları için Sinan Çetin‘in bu filmini mutlaka izlemelerini tavsiye ederim. Filmin fragmanı Çetin‘in sayfasında veya ideefixe.com‘da mevcut…

***

Bu Listeyi Okuyanların Önerilerinden Bazıları:

 

***

Ekonomi İle İlgili Belgesel Filmler ve Diziler:

HOG-Poster-REVISED_thumb_2012-01-17[1]

***

“Sinema Filmleri” ve “İktisat” Hakkında Bazı İlginç Bağlantılar:

——————————————————————————————————————

* Nassim Nicholas Taleb, 2008’de Türkçe’ye çevirilen Siyah Kuğu adlı kitabında; siyaset, ekonomi, bilim ve teknoloji tarihinde, arkasında iz bırakan hemen hemen bütün olayların birer “siyah kuğu” olduğunu, yani “düşük olasılıklı, büyük etkili olaylar” olduklarını iddia ediyor. Taleb’e göre, “11 Eylül saldırısı”, “Google’ın ortaya çıkışı” veya “büyük borsa çöküşleri” gibi olaylar olma olasılığı düşük, öngörülemeyen, ama etkileri güçlü olaylardır ve bunlar bir kez gerçekleştikten sonra, ortaya çıkış gerekçeleri adeta “icat” edilebilir, yani sebepleri sonradan (“ex post” olarak) makul gösterilebilir. Eğer Taleb haklıysa, düşük olasılıklı ama yüksek tesirli olaylarla karşılaşma olasılığı elbette her zaman var; ama bunları öngöremeyeceğimiz için bunların neler olabileceğini de konuşmamız, tahmin etmeye çalışmamız aslında çok anlamlı/bilimsel değil. Çünkü, eğer bu düşük olasılıklı olayların neler olabileceği konusunda fikir üretmeye başlarsak, kehanette bulunmaya veya komplo teorileri geliştirmeye çalışıyoruz, demektir. Galiba, iktisatçılar olarak, bu tür olayların ortaya çıkışını bekleyip görmekten başka yapabilecek birşey yok önceden (yani “ex ante” olarak). Çok yönlü kariyerinin önemli bir bölümünü finans alanında gerçekleştiren Taleb’in kitabında kullandığı “siyah kuğu” terimi aslında Prof. Dr. Francis Fukuyama‘nın (2007) Blindside: How to Anticipate Forcing Events and Wild Cards in Global Politics (Türkçesi: Kör Nokta: Gelecek Senaryolarını Öngörmek) adıyla derlediği kitaptaki “kör nokta” (blindside) kavramıyla büyük ölçüde örtüşüyor. O kitaba da mutlaka göz atmasını tavsiye ederim, konuyla ilgilenenlerin.

31082013803_Siyah-Kugu