Genel

Genel nitelikli (akademik) etkinliklerim ile bazı yaşadıklarım, duyumsadıklarım ve gözlemlerim hakkındaki kısa yorum, haber, bilgi ve internet bağlantıları. Kişisel/özel bazı notlar da şimdilik bu kategoride yer alıyor.

“Akademik etkinlikten, çalışkanlıktan, üretkenlikten, etkiden, kaliteden ve yaratıcılıktan çok ideoloji, tarikat/cemaat/mezhep, siyaset, eş-dost-akraba-tanıdıklık ve/veya etnisite bağlantılarına göre işleyen hantal ve ilkel bir üniversite sistemi! Dolayısıyla; çoktan çökmüş veya iflas etmiş, aslında! Bir nevi tembeller, yeteneksizler, kalitesizler, çapsızlar ve türlü çeşitli çeteler cenneti. Çıkışı olmayan hem de…”

Bu ruh hali bana, yıllar önce bir edebiyat öğretmenimizin yaptığı “yeis” tanımını çağrıştırdı: “umutsuzluktan doğan karamsarlık”!

Almanya’daki Türkler

Doktoramı Şubat 1989 – Şubat 1994 döneminde Almanya’nın Kiel kentindeki Cristian-Albrects-Universitaet‘te yapmıştım. Dolayısıyla, 9 Kasım 2009′da 20. yıkılış yıldönümü kutlanan Berlin Duvarı‘nın yıkılışına Kiel’deyken tanık oldum. Türkiye’de o dönemde meydana gelen bazı çok önemli olayları ise (2 Temmuz 1993′teki vahşi Sivas katliamı gibi) ancak çok uzaktan izleyebildim. 1989-1994 dönemi Almanya’da ırkçılığın (özellikle de Türk düşmanlığının) 2. Dünya Savaşı sonrasında belki de en yüksek düzeye ulaştığı dönemdi. Neo-nazilerin Almanya’da yaşayan Türklere yönelik 23 Kasım 1992 Mölln ve 29 Mayıs 1993 Solingen katliamları, Almanların “ırkçılık” yerine çoğu kez “yabancı düşmanlığı” diye adlandırmayı tercih ettikleri saldırganlıklarının o dönemdeki en önemli örnekleriydi. Yine o günlerde, en az 20 yıldır Almanya’da yaşadığı halde, hâlâ “bir gün mutlaka Türkiye’ye geri döneceğim” diyen çok sayıda Türkle tanıştım. Elbette hiçbiri (henüz) Türkiye’ye geri dönmedi ve kendileri de kesin dönüşün artık asla gerçekleşmeyeceğini açıkça itiraf etmeseler de belki de gerçekte durumlarını çoktan biliyorlardı.

INFO GmbH adlı bağımsız kamuoyu araştırma şirketi, 19.11.2009′da, “Almanya’daki Türklerin, ‘Alman-Türkler’in ve Almanların değer dünyalarını veya dünyaya bakışlarını” karşılaştıran belki de ilk uluslararası araştırmanın bulgularını yayınladı:

Almanya’da Focus Dergisi’nde araştırmayla ilgili olarak yayınlanan haberin altına internetten yazılan okuyucu yorumlarını, Almanca bilenlerin mutlaka okumasını öneririm. Çünkü o yorumların pek çoğu, Almanya’daki ırkçılığın (veya yabancı düşmanlığının) bugünkü boyutları hakkında bizlere çok önemli ipuçları veriyor. Diğer yandan, bu ipuçları ve bazı Almanların o okuyucu yorumlarında kullandıkları üslup, bizlerin de Türkiye’deki gündelik toplumsal yaşamımızda aramızdaki yabancılara karşı (hatta farklı etnik kökenlerden kendi yurttaşlarımıza karşı bile!) nasıl davranmamız gerektiği konusunda çok iyi yol gösterici ipuçları ve örnekler de oluşturuyor.

Irkçılık ve etnik ayrımcılık dünyanın her yerinde ve her zaman tehlikeli ve kötüdür.

Not: Almanya’daki ırkçılık  eğilimlerini Avusturya’daki eğilimler ile kıyaslamak için, örnek olarak, Türk kökenli Avusturya milletvekili Alev Korun’un ntvmsnbc.com’daki ”Avusturya Meclisi Yeşiller dışında ırkçı!“ başlıklı yakınma ve saptanmalarını okuyabilirsiniz.

AK: since 1962

Karsu, Galatasaray Forması & Pasta

Karsu, Galatasaray ve ben: Ayrılmaz üçlü, doğum günümde bir arada!

Bir doğum günü daha güzel olabilir mi? Sanmıyorum. :)

Tatil bitti…

Orfoz, Ben ve Karsu, 28 Temmuz 2009

Orfoz, ben ve Karsu Gümüşlük’te, 28 Temmuz 2009

Bu günlükteki sayfaların en çok ziyaret edilenlerinin sıralaması bugün itibariyle aşağıdaki gibi. Burada, sadece, en az 100 kez okunanları listeliyorum:

AK 490
Güncel Okuma Önerilerim 446
Türkiye’nin Enerji Güvenliği ve Enerji P 386
Adam Smith’in Nobel Ödüllü İktisatçı Pa 337
MEP10 endeksine göre, Türkiye’nin makroe 330
ABD’deki “İpotekli Konut Piyasası Kriz 324
UİT Arasınavı İçin Konu ve Okuma Sorumlu 298
Alternatif Dış Ticaret Teorileri 245
The Economist’e Göre “Geleceğin Sekiz 243
“Dünya Ekonomisi” Dersi Bahar 2009 Öde 236
Harrod-Domar Büyüme Modeli (21.+22. Ders 232
Boş Araştırma Görevlisi Kadrosu İlanları 229
İnternet Üzerinden Okunabilecek İngilizc 221
UİP 2009: “Çevre İktisadı, Ekolojik İkt 211
İnternet Üzerinden Okunabilecek İngilizc 206
Türkiye’nin Enerji Politikaları Hakkında 195
“Uluslararası İktisat”ın Temel Konuları 188
İstanbul (Erkek) Lisesi Öğrencileri, Mez 187
UİP 2009: “Uluslararası Para Sistemi ve 178
DE Dersi Öncelikli Okuma Görev Paylaşımı 149
İktisatla İlgili Makaleleri İnternette N 142
Akerlof (1970): ” ‘Limon’ Piyasası: Kali 141
2006.05.03: Dünya Ticaret Örgütü (WTO) v 141
Hükümetlerin Makroekonomik Performanslar 140
Bahar 2009′da DE Dersimi Alacak Öğrenci 139
“Her İktisat Öğrencisinin İzlemesi Gerek 131
Uzmanlık Alan Dersi Sunuşu: “Küresel Isı 130
Dış Ticaret Politikası Araçlarının Etkil 129
“Washington Consensus/Agenda” Nedir? 128
Elektronik Tartışma Platformu Üyelik Baş 127
Ankara Üniversitesi Lisans Eğitim-Öğreti 123
“Sürdürülebilir Büyüme, Enerji, Çev 119
Solow’un İktisadi Büyüme Modeli (23.+24. 118
Malthus’un ve Ricardo’nun İktisadi Büyüm 115
İçsel Büyüme Modelleri 114
Yabancı Dil ve Meslekî Yabancı Dil Dersl 113
19.12.2005: Döviz Kurları, Türkiye’de Ku 106
AÜSBE İktisat Yüksek Lisans ve Doktora P 104
“İktisadi Büyümenin Fizikî Sınırları” Ta 100
Lucas’ın İçsel Büyüme Modeli ve Teknoloj 100

Karar!

Herşey bir 1 Nisan günü başlamıştı ve ne tesadüftür ki, yine bir 1 Nisan günü bitti…

Artık çürüme, kokuşma, yozlaşma, popülizm, kalitesizlik, çapsızlık, cehalet, hukuksuzluk, tembellik, çetecilik, baskıcılık, düşmanlık ve saldırganlık had safhada!

Yazık oldu. Böyle bir çakışmayı (1 Nisan 1986, 1 Nisan 1987, 1 Nisan 2009) kim isterdi ki?

Karsu iki yaşını doldurdu…

İki yıldır, ev bilgisayarımın minik bir ortak kullanıcısı var:

Karsu, 12.12.2008

O bugün iki yaşını bitirdi… :)

Gecenin Fotoğrafı…

Galatasaray - Bordo: 4-3 (UEFA Kupası)

Galatasaray - Bordo: 4-3 (UEFA Kupası)

Kaynak: ntvmsnbc.com

Ek bilgi: http://www.galatasaray.org/futbol/uefa/haber/3282.php

İstanbulspor 83 yaşında…

İstanbulspor, İstanbul'un ve İstanbul (Erkek) Liseliler'in takımıdır...

4 Ocak 1926′da Kemal Halim Gürgen’in girişimleriyle İstanbul Erkek Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından Cumhuriyet döneminin bir eğitim kurumundan çıkan ilk spor kulübü olarak kurulan İstanbulspor 83 yaşında…

Bugünden başlayarak, Ekim – Kasım 2008 aylarında, 2004 yılından bu yana blogger.com’da yayınlamakta olduğum çeşitli günlüklerimi (http://www.blogger.com/profile/13969281864219932728) sırayla kendi web sitemin altına (http://kibritcioglu.com/iktisat/blog/) taşıyıp alt-kategoriler halinde yeniden düzenleyeceğim:

Bu nedenle, bu süre zarfında bazı kategorilerdeki iletilerde maalesef bazı geçici karışıklık, değişiklik veya “tuhaflıklar” doğabilir.

Niye mi? “Helikopter anne-babalar“ın kimler olduğunu, “denizaltı anne-babalar“dan ne farkları olduğunu mu merak ediyorsunuz? O zaman Oral Çalışlar’ın dün Radikal Gazetesi‘nde yayınlanan yazısını (ve ilgili okuyucu yorumlarını) okuyun… :)

Eğer o yazı (ve yorumlar) ilginizi çekerse, buraya tıklayarak “helikopter/denizaltı anne-babalar” hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz…

Yukarıdaki linklerdekileri okumaya üşenenler için iki kısa tanım ve özet bir karşılaştırma:

Submarine parents usually remain underwater, out of sight. In case of a need for emergency surfacing, submarines can rise so quickly they are propelled partially out of the water. Submarine parents also remain out of sight, yet able to pop up in the case of an emergency. Helicopter parents, however, are over-bearing, obsessive and hovering so that they micro-manage every aspect of their children’s lives. The Wall Street Journal recently reported cases of helicopter parents accompanying their college-graduate children to job interviews. (Kaynak

Fakat, aslına bakarsanız, Türkiye’de üniversite sistemi açısından “helikopter anne-babalar”dan çok çok daha tehlikeli ve zararlı olanı, her 3-5 yılda bir “öğrenci affı” çıkartan, oy avcılığı heveslisi “helikopter hükümetler“dir! Aynı hipotetik millî eğitim bakanının aynı konuşması içinde peşpeşe sıraladığı şu alıştığımız cümleler uyguladıkları beceriksiz ve fırsatçı “yüksek öğretim” (yoksa “oy avcılığı” mı demeliydim?) politikasının açık bir göstergesi değil midir?

“Aslında ben Bakan olarak öğrenci aflarına karşıyım. Aflar çok zararlıdır. Fakat hükümetimiz öğrencilere son bir şans vermek üzere af çıkartacaktır. Kapsamın ne olacağı, hangi yıldan başlayacağı üzerinde arkadaşlarımız hâlâ çalışmaktadır. Bu af, son af olacaktır!”

Ne yazıktır ki, hiç bir öğrenci affı son af olmamakta, çünkü her af çıkartan “helikopter hükümet” er ya da geç bu ve benzeri popülist uygulamalarının doğal sonucu olarak bir gün “düşmekte” ve yerini “yeni” bir helikopter hükümete bırakmaktadır…

Sahi, AKP hükümeti de bu günlerde yeni bir “öğrenci affı” çıkartmaya hazırlanıyordu, öyle değil mi?

Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği hükümleri uyarınca; Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel‘in yaş haddinden emekliliği üzerine boşalan Ankara Üniversitesi SBF İktisat Bölümü İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Anabilim Dalı (İGUİAD) Başkanlığı görevine 9.9.2008′den itibaren üç yıl için atandım. Şu anda anabilim dalımızda benim dışımda Prof. Dr. Ahmet Haşim Köse, Yar. Doç. Dr. N. Emrah Aydınonat (geçici olarak yurtdışında), Ar. Gör. Dr. Benan Eres ve Ar. Gör. Dr. Ferda Dönmez Atbaşı çalışmaktalar.

Tatildeyim…

26.8.-7.9.2008 tarihlerinde tatildeyim… Ya da Karsu tatilde! :)

Karsu tatilde...

27.8.2008, 17:36

AÜSBF’den mezun alan ve benden herhangi bir ders almış olan öğrencilerimin benden referans almak istemeleri durumunda, önce mutlaka

adresindeki koşulları okumaları ve ona göre benimle iletişime geçmeleri yararlı olacaktır.

www.galatasaray.org

İnternette giderek artmakta olan ekonomi blog’ları hakkında bir haber/değerlendirme için, tekBorsa Dergisi’nin 27 Mayıs – 2 Haziran 2007 tarihli sayısına (s. 48-50) bakılabilir.

Karsu Bebek doğdu…

Oda Değişikliği…

13 Ekim 2006 Cuma gününden itibaren, Fakülte’deki odam ana binanın üçüncü katındaki 302 numaralı oda (Meray odasının bitişiği) olacak. Böylece, 1994 yılından bu yana oturmakta olduğum SBF Spor Salonu’ndaki odamdan ayrılmış oluyorum. Yeni odamın (harici) telefon numarası ise 595 12 74.

Faruk Selçuk

AÜSBF İktisat Bölümü’nden (1981-1985) sınıf arkadaşım, değerli iktisatçı, Bilkent Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Faruk Selçuk ani bir rahatsızlık sonucu vefat etti.

Taziye Defteri: http://cayfer.bilkent.edu.tr/fs/

Web Sayfası: http://www.bilkent.edu.tr/~faruk/

Faruk’un EconPapers Arşivi’ndeki makaleleri: http://econpapers.repec.org/ras/pse79.htm

AÜSBF İktisat Bölümü’nün değerli eski öğretim üyelerinden Prof Dr. Uğur Korum maalesef genç sayılacak bir yaşta vefat etti.

Kendisinden AÜSBF’de lisans (1981-85) ve yüksek lisans (1985-88) programlarında çeşitli dersler almıştım. Sevgili Uğur Hoca, biz gençlere pek çok bakımdan önderlik etti ve bizleri hep daha iyisini yapmak için teşvik etti. Genç meslekdaşlarının önünü “kapatmak”tan çok açan kişiliğiyle belleğimde hep özel bir yeri olacak.

Sevgi, saygı ve minnetle anıyorum kendisini…

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Anabilim Dalı‘nda araştırma görevlisi olarak göreve başladım.

(1985 yılı İktisat Bölümü’nden birlikte mezun olduğum arkadaşlarımla çekilmiş sınıf resmimiz)

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde lisans öğrencisi olarak okumaya başladım. İlk iki yıl ortak okunacağı halde, birinci yılın sonunda yapılan bir düzenlemeyle, AÜSBF birinci sınıftan itibaren altı bölüme ayrıldı ve ben kendi isteğimle, İktisat Bölümü’ne geçtim.