İZ

babamın anısına

zamanın dayanılmaz ağırlığı altında
acı çeken bitki kalıntıları: iz.

ışıksız aralıklardan hiç değilse
gözüktü soğuk: göz. bir yontu
çatladı, beyaz. kendi yüzünde
taşıyordu herkes suları, rüzgâr
usulca kımıldattı: su, dalgalanan
perde.

yürek sancısı, derin bilmece.
merdivenlerden geri geri inen
gece. sessizliğimiz.

perdeden geçince seçilmez taslak,
yüz.

söz tükendi, kurudu yüz çiçek kalın
sözlüğünde zamanın.

çokluk böyle gece, sözlük ve
kimsesiziz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.